Aralık 2018

27 Aralık 2018 Perşembe

Özgür Yazılım Felsefesi











Arkadaşlar Merhaba;

Özgür yazılım; insanları öğrenmeye, öğrendiklerini öğretmeye, kazanmış olduğu bilgileri gelecek nesillere bilgi olarak aktarmayı, ilk defa yapılmış şeyin tekniğini tekrar gerek duyulmadan yapılmasını sağlar. Yani Özgür Yazılım felsefesi üretmeyi, ürettiğini paylaşmayı temel alan bir bilişim felsefesidir. Bilim adamları yapmış olduğu araştırmalarının detaylarını  makale yazarak kamu ile paylaşır. Bu paylaşımcı  bilimsel modeli hızlı bir toplumsal gelişime sürüklemektedir, daha önceki çalışmalarda edinilen bilgi ve deneyimli daha ileri bir noktaya taşımaktadır. Bilimde olduğu gibi bilişimde de gelişme süreci aynıdır bilişim uzmanları tarafından yayınlanan makaleler sayesinde gelişmektedir. Özgür Yazılım Felsefesi işte bunu savunmaktadır. Bu şekilde paylaşımcı bir yol izlenmemiş olsaydı günümüz teknoloji şartlarına ulaşmamız çok zor olacaktı.   
Kısacası Özgür yazılım insanlığın hizmetine sunulur, bir grup insanların cebine sunulmaz.

Özgür yazılımlar ve Linux hiçbir karşılık beklemeden kullanıcılara sunulmuş birer hediyedir. Hepimizin malıdır ve onlara sahip çıkmak bizim sorumluluğumuzdadır.

Örnek Özgür Yazılımlar;
VLC, 7zip, Open Office, Firefox, gimp, filezilla, worpress, eclipse, pdfCreator, Pidgin, dev-c++, AppServ …


Peki her yazılım özgür yazılım olabilir mi ? Cevabı basit tabiki de özgür yazlım olabilmesi için 4 önemli kriter vardır bunlar;
1-Çalıştırabilirlik (Bir yazılım istediği şekilde çalıştırılabilir olmalı.)
2-Değiştirebilirlik (Yazılımın kaynak koduna erişim olmalıdır.)
3-Dağıtabilirlik (Yazılım biri veya birileri tarafından paylaşabilir.)
4-Değiştirilip ve Dağıtabilirlik (Yazılım istediğimiz gibi değiştirip ve paylaşabiliriz.)

Yukardaki tüm kriterleri yerine getiren tüm yazılımlar özgür yazılımdır. Özgür olmayan yazılımlara ise özel mülk yazılım denir.
Her yazılımın bir lisansı vardır. Lisanslar yazılımları hukuki olarak güvenceye alırlar. Yazılımların özgür olup olmadığını gösteren yine lisanslardır, pek çok lisans vardır bunlardan bir tanesi GPL' dir.
Özgür yazılım akımı bilişim dünyasının acımasız çarkları arasında bir çiçek gibidir. GPL’nin zekice düşünülmüş hükümleri sayesinde bu akımın önü kendi menfaatlerinden dolayı kapalı kaynak kodu savunan, küçük bir kitleyi yok edememektedir ve Free Software Foundation’ın kurulduğu 1985 yılından bu yana akım bütün ülkelere sıçramış durumdadır.

Sizin bir programınız var ve GPL almak istiyorsanız yapmanız gereken Gitlab ya da Github da paylaşmış olduğunuz kodun yanına LİCENSE.md oluşturup ve içine GPL in dokümanlarını kopyaladığınız zaman programınız  lisanslı bir programa dönüşecektir.


Özgür Yazılımın bize getirmiş olduğu avantajlar;

* Hukuki kurnazlıklarla hazırlanmış yasal dayatmalarla bizleri 24 saat izleyip özel hayatımıza müdahale etmez. Arka planda ne olduğunu biliriz ve bizden gizli bir şeyle yapıp, bizim özel bilgilerimizi çalmaz.
* Yardımlaşmaya ve gelişmeye destek olur.
* Özgür yazılım dilediğimiz zaman paylaşabiliriz, değiştirebiliriz, kendimize uygun şekilde modifiye edebiliriz.
* Bilgi birikimi artmasına sebep olur.
* Üretkenliği artırır.
* Güvenilirlik: Açık kaynak kodlu bir yazılım, doğası gereği geliştirilmesi sürecinde on binlerce göz tarafından denetlenmektedir. Var olması muhtemel bir güvenlik problemi tespiti ve kapatılması dakikalar içinde yapılabilir.
* En önemlisi almış olduğumuz özgür yazılım tam anlamıyla bizim malımız olmasıdır. Ama ticari bir amaçla yazılan kodun parasını versek bile tam anlamıyla bizim malımız olmaz. Kodları erişmemiz engeller ve şifreler, hatta paylaşmamızı bile engeller.



Özgür Yazılım Richard Stallman sız olmaz.

Özgür Yazılım Felsefesini ilk ortaya atan kişi Richard Stallman' dır ve bugünlere gelmesinde çokça katkısı vardır. Özel mülk yazılımların artmış olduğu ve özgür yazılımın idealistlikten ziyade ahmaklık olarak bakıldığı zamanlarda  özgür yazılım felsefesini insanlara anlatıyor ve insanlara bu felsefeyi aşılamaya çalışıyordu.
Free Soft Foundation (FSF) isimli özgür yazlım derneğini kurmuş ve GNU projesini başlatmıştır. GNU nun anlamı nedir diye Richard Stallman’a sorulduğu zaman “Unix değildir” diye basit bir cevap verirdi.
İngilizce kelime olan GNU' nun anlamı öküz başlı antilop demektir.

*GNU projesi UNİX’e benzer ama UNİX olmayan açık kaynak bir işletim sistemi geliştirme amacındaydı. Proje kısa sürede açık kaynak dağıtılan yüzlerce programı içerir hale geldi. GNU/LİNUX da bu projelerden biridir.
*Richard Stallman özgür yazlımı çalışmalarına daha fazla mesai harcamak için MIT(Massachusetts Teknoloji Enstitüsü)’deki görevinden istifa edip kendini tam olarak açık kaynak kodlu çalışmalarına adadı. Şu an hala FSF(Free Soft Foundation )’nin başkanı olarak görev yapıyor herhangi bir yerden maaş almıyor kendine ait evi, arabası yok hatta  cep telefonu da bulunmamaktadır. Geçimini yaptığı Konuşmalar ve aldığı ödüllerle sağlamaktadır.
Richard Stallman’ın Kişisel sitesi: http://www.stallman.org



Kaynak:

https://www.gnu.org
http://hasantezcan.me

  


19 Aralık 2018 Çarşamba

Siber Güvenlik Sigortası




Arkadaşlar merhaba;
Sizlere siber güvenlik sigortası hakkında birkaç bilgi vereceğim. Siber güvenlik sigortası veri koruma sigortası, veri kurtarma sigortası ve siber risk sigortası gibi çeşitli isimlerle tanımlanmaktadır.
Dijital teknoloji kurumsal ve sosyal hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir tabi ki de yanında getirmiş olduğu siber riskleri de  vardır ve bu teknolojinin hızına paralel olarak yaygınlaşmaya da  devam etmektedir. İşte bu risklerin bir nebze azaltmak için siber güvenlik sigortası ürünü ortaya çıkmıştır.
Siber risk sigortası belirli bir gizlilik düzeyine sahip ve korunması gereken bilgileri açığa çıkması, çoğaltılması, silinmesi gibi verilerin zarar görmesi sonucunda ortaya çıkabilecek hasarlara karşı işletmeleri ve bireyleri koruyan sigorta poliçesidir.
Bu sigorta sayesinde kişisel veya kurumsal verilerin ihlali nedeniyle doğabilecek zararları, ağ güvenliğine yapılan saldırılar veya ağ kesintileri nedeniyle yaşanabilecek net kar kaybını, yaşanan bu tarz durumların itibar kaybına neden olabilmesi için yapılması gereken masrafları  gibi bir çok riskten doğan zararları karşılar
Ülkemizde yeni bir terim olan siber güvenlik sigortası dünyada ise özellikle A.B.D ve Birleşik Krallık ta daha popüler olmaktadır ama yakın zamanda tüm dünyada yaygınlaşması beklenmektedir. Ülkemizde  bu sigortayı sadece yapan şu anlık  şirket Anadolu Sigortadır.

Siber güvenlik sigortası iki çeşidi vardır bunlar bireysel siber güvenlik sigortası poliçesi ve ticari siber güvenlik sigortası poliçesidir.
Bireysel siber güvenlik sigortası şahsın kendini siber risklere karşı korumaktadır bu sigorta kimlik hırsızlığına uğraması ,ödeme araçlarının hileli veya kötüye kullanımı  yaşadıkları online alışveriş anlaşmazlıklarını ve sanal dünyada saygınlıklarına zarar verilmesi durumunda destek ile bu süreçlere gerekiyorsa hukuki danışmanlık hizmeti de sunmaktadır.
Ticari siber güvenlik sigortası kamusal veya kurumsal şirketteki verilerin şifrelenmesi verilerin çalınması müşteri bilgilerini kullanmasında doğacak tüm maddi zararları ödemektedir bu sigorta aynı zamanda kimlik hırsızlığı online itibara zarar verilmesi e-alışveriş anlaşmazlıkları ödeme araçların çalınması gibi risklere karşı koruma sağlayan sigortadır.










Artan siber saldırılar , kuruluşların değerli varlıkları ve verileri için önemli bir tehdit unsuru ve potansiyel kayıp anlamına geliyor günümüzde siber tehditler işletmeleri dolandırıcılık veya hırsızlık konularından ötesinde endişeye sürüklüyor siber saldırganlar çok daha organize çalışıyor ve işletmelerin hizmetlerini durdurmaya verilerin imha etmeye aynı zamanda fidye karşılığı sistemlere el koymayaa odaklanıyor. İşte burada ise siber güvenlik sigortasının önemi daha çok artırıyor








Kaynaklar:


























13 Aralık 2018 Perşembe

Linux mu daha güvenli yoksa Windows mu ?







Arkadaşlar merhaba;
Araştırmış olduğum bu konuyu sizlere paylaşıyorum umarım sizlere birkaç değerli bilgi verebilirim.
Linux mu daha Güvenli yoksa Windows mu sorusundaki güvenlikteki kasıt aslında bilgisayarda dosyaları silme, gönderme, değiştirme, çoğaltma gibi işlemleri bildiğiniz gibi  Malware (zararlı yazılım) yapar. Malware’nın çalışma şekli ise işletim sistemlerine bağlıdır yani bir Malware’ın çalışması için hangi işletim sisteminde çalışıyorsa o işletim sistemine ancak zarar verir işte Linux ve Windows bir birinden farklı işletim sistemi olmasından dolayı  güvenlik tartışması meydana gelmektedir.
Yapılan araştırmalar neticesinde Linux’un windows’tan daha güvenli olduğu ortaya çıkarılmıştır. Neden mi gelin birlikte inceliyelim;

Linux’ta aslında zararlı yazılım denen bir şey ortada yok ama uzun araştırmalar sonucunda Linux’ta zararlı yazılım oluşturabilmek amacıyla yapılan araştırmalar yapılmış ve zararlı yazılım  oluşturulmuştur. Daha sonra onları açığı kapatılarak yayılması engellenmiştir. Engellenmemiş olsa bile sistemimize zarar veremezlerdi birazdan Linux’un çalışma mantığını anlatacağım zaman neden zarar veremediklerini anlayacaksınız.
Windowsu hepimizin bildiği gibi yüzlerce virüs bulunmaktadır her an bilgisayarımıza virüs bulaşabilir korkusuyla antivirüs programları kullanmak zorunluluğu getirmekte antivirüsler  bizlere ne kadar  yardımcı olurlar tartışmak lazım.
Server gibi büyük cihazlar bu nedenden dolayı genellikle Linux işletim sistemi kullanırlar.
Linux’un daha güvenli olmasının temel sebebi tasarlanması aşamasında belirlenen mimari ilkelerdir. Linux kullanıcıları, kaynağını bilmediği kaynaklardan yazılım kurmadığı müddetçe bir virüsle karşılama ihtimali son derece düşüktür.

Şimdi gelelim yukarıda bahsetmiş olduğum zararlı yazılımlar neden Linux bilgisayarın sistemine zarar veremezlerin açıklanmasına;
Linux zararlı yazılımların yayılamayacağı doğal bir savunma sistemine sahiptirler. Linux bir bilgisayarın ağ üzerindeki  çok sayıda kullanıcı arasında paylaşabilmesi üzerinde tasarlanmış ve buna uygun olarakta bir yetkilendirme sistemi geliştirmiştir ama Windowsta ise herhangi bir kullanıcı sistem klasörüne gidip istediği dosyayı silebilir sistemi kolayca çökertebilir. Ayrıca Windowsa yüklediğimiz her program sistemde istediğini yapabilme yetkisine sahiptir. Şimdi gelin bu bilgileri bir yorumlayalım bizim bilgisayarımıza herhangi bir kullanıcı istediği gibi gelip sistem dosyalarını silebiliyorsa bunu bir programda yapabilir  ve her şeyi bozabilir ama Linux olan bilgisayarlarda ise sistemle ilgili şeylere müdahale etmek istediğimizde süper yetkili kök kullanıcı (root) şifresi girilmesi zorunludur yani zararlı yazılımlar istediği gibi her yere gidip istediği şeyleri değiştiremezler veya sistemi çökertemezler çünkü buna yetkileri yoktur.

Linuxun daha güvenli olmasının bir diğer sebebi ise; zararlı yazılımın pazar mantığı diğer yazılımın pazar mantığı ile aynıdır genele hitap etmek ve dünyada en genel kullanıcı kitlesine sahip işletim sistemi Windows olduğu için windowsta çalışabilen zararlı yazılımlar yazılır bir çoğu Linux kullanıyor olsaydı linuxa yazılacaktı tabi sizlere yukarıda anlattığım Linux üzerinde ‘root’ kullanıcı kitlesine sahip işletim sistemi olduğu için biraz daha zor olacaktı ama bununda aşılabileceğini düşünüyorum.Aşağıdaki grafikte ise kullanım oranlarını verdim
.





Peki Linux ta antivirüs programı varmı ?

Gerek masaüstü gerekse sunucu olsun Linux sistemlerde çok az sayıda bile olsa antivirüs programı vardır bunlardan en meşhuru ise ClamAv dır. Ancak bu antivirüs yazılımları Linux virüslerine yönelik değil Windows virüslerini tespit edip temizlemeye yöneliktir. Winodws virüsleri Linux sistemlerinde çalışmazlar , sisteme zarar veremezler.Bu antivirüs yazılımlarına özellikle e-posta sunucularında kullanılan Linux sistemlerinde ihtiyaç duyulur. Sıradan Linux kullanıcısı ise isterse bu antivirüs programlarını kullanabilirler.






3 Aralık 2018 Pazartesi

Kali Linuxun Adı Neden " Kali " ?



Arkadaşlar merhaba;
Kali Linux’un biraz gelişimine göz gezdirdikten sonra adının neden “Kali” olduğunu anlatacağım. Kali  Linux bildiğiniz gibi Offensive Security adlı şirket tarafından  geliştirilen   debian tabanlı bir linux  işletim sistemidir.
Kali linuxun geçmişte BackTrack olarak  biliniyordu. Offensive Security şirketinin BackTrack’in artık ihtiyaçlara cevap vermediğini düşünerek BackTark’i kali linuxun içine dahil etmeyi planlamışlar ve başarmışlardır BackTrackın yanı sıra BackTrak’te olmayan frameworkları ekleyerek  günümüzdeki kali linuxun temelleri atılmıştır ve Kali linuxun ilk versiyonu 12 Mart 2013 tarihinde “Kali Linux Version 1.0 ” olarak piyasaya sürülmüştür.Şuan gelişimi günümüzde halen devam etmektedir.   Günüzmde   hız kesmeden  gelişmiş frameworklar yayınlanmaktadır. Açık kaynak kodlu ve ücretsiz olması’da ona daha ayrı bir çekicilik kazandırmaktadır.

Şimdi asıl soru olan Kali Linux’un adı neden “Kali” ?
Kali linux adıyla alakalı  çeşitli yorumları yapılmışlar bunlar; Hindu tanrıçası, Filipin dövüş sanatı , Swahili dilinde serin anlamı gibi çeşitli anlamlar çıkarılmışlardır ama Kali By Offensive resmi sitesinde merakları dindirecek cevabı vermiştir yukarıdakilerle hiç bir alakasının olmadığını hiç bir şeyi çağrıştırmadığını öylesine adnın Kali olduğunu açıklamışlardır.

Bu benim ilk blog yazımdı eksiklerimi ve yanlışlıklarımı yorum olarak yazarsınız çok sevinirim.Sizlere bir faydam olduysa ne mutlu bana kendinize iyi bakın bir sonraki blog yazımda görüşmek üzere.

Kaynaklar: